“Eat, Pray, Love”, “Under The Tuscan Sun” veya “Letters to Juliet” … Bu filmlerin ortak ozellikler hepsi Hollywood yapimi ve hepsinde Amerikali , her seyden cok ama cok slklLmls, degisim isteyen ama bir turlu gerceklestiremeyen, isinde basarili bir kadinin eski veya yeni(!) askini bulmak icin kendini bir anda Italya’da buluyor olmasi. Filmler cok guzel Italya manzaralari esliginde surup gidiyor. Toskana Vadisine bakan uzun sofralar, saraplar, kahkaha atan neseli Italyanlar, etrafta gezinen yakisikli Italyan erkekleri, kirmizi Vespalar vs vs vs. Dun aksam Letters to Juliet’i seyrederken ‘ay ne guzel yerler’ diye dusunurken buldum kendimi.  Zeki Zehroshum, sen zaten oralarda yasiyorsun. Eee o zaman sorun nedir? Sorun yok, aslinda o filmlerdeki gibi bir Italya yok, vallahi yok… 

‘Under The Tuscan Sun’
‘Eat Pray Love’
‘Letters to Juliet’

Boyle bir yazi yazma fikri aklima soyle geldi; su anda okudugum kitaplardan biri olan “The Dark Heart of Italy (Italya’nin Karanlik Kalbi)”’nin yazari Tobias Jones ile cok farkli kulturlerden geliyor olmamiza ragmen ayni konulara takilmis olmamizdandir. Jones kitaba soyle basliyor; Herkes Italya’ya geliyor, yiyor, iciyor ama kimse kotu yanlarini gormuyor, gormek istemiyor, gostermiyorlar… Jones bir gazeteci ve 4 yil dag tas Italya’yi gezip, roportajlar yapip bu kitabi yazmis. Italya’ya ‘Muz Kralligi’ diyor. Ben o kadar sert dusunmuyorum. Zaten dusunsem de Italyanlar sert bir sekilde ‘Siz kendinize (Turklere) bakin!’ diye tepki gosteriyorlar. Ancak bir Amerikali veya Ingiliz elestirince sus pus oturup ulkelerinden utaniyorlar. 

Asagidaki yazacaklarimda kesinlikle Italya’yi karalamak gibi bir dusuncem yok. Zaten bu benim haddim degil. Ancak bir turist degil de burada yasayan bir Turk olarak dusuncelerimi yazmak istedim. Zaten bu blogda da 2,5 yildir bunu yapmaya calisiyorum. Italya’da yasayan her Turk de benim gibi dusunmek zorunda degil. Dedim ya bunlar benim gorduklerimden, yasadiklarimdan cikardigim bir kac sonuc… Benim traji-komik tecrubelerim …


Italya’ya ilk defa geldiyseniz istisnasiz yapacaginiz bir hareket var. Etraftaki Italyanlardan duydugunuz kelimeleri surekli tekrar etmek. Dante Italya’nin farkli yorelerindeki en guzel kelimeleri secip Modern Italyancayi olusturdugu icin Italyan dili dunyanin en muzikal dili. Mesela annem cinquanta’ya (yani sayi olan elli-çinkuanta diye okunur) takmis durumda. Daha once dodici’ye (oniki-dodiçi diye okunur) takilan olmustu. Genellikle sonu –mente ile biten kelimeler daha neseli ses cikardigindan bunlara takilan cok oluyor.  Sadece Italya’da ve Guney Isvicre’de konusulmasina ragmen en cok ogrenilen dillerden biri. Tek kelime anlamiyorsaniz bile dinlemek cok eglenceli ama anlamaya basladiginizda ise maalesef cekilmez oluyor. Cunku Italyanlar kadar cok ve bos konusan baska bir millet yoktur. Sacma sapan bir konu uzerine saatlerce sacmalama kapasitesine sahipler. Trende, otobusde kulaklikla seyahat etmemim basilica sebebi bu. Bazen ‘Susun Uleeeyn!’ diye bagirasim geliyor. Kisacasi turistlerin asik oldugu italyanca burada yasayinca kabusa donusebiliyor. 


Burada yasayan yabancilarin yasadigi sorunundan biri de her sehrin kendine gore bir dialekti olmasi. O kadar farkli ki yabancilari cileden cikartiyor. Ornek; ‘Che Cosa’(ke kosa diye okunur) Italyancada ‘Nedir?’ demek. Floransa dialektinde ise ‘Che Cosa’ oluyor size ‘IcChe?’ (ik-ke diye okunur). Zaten italyanca cok zor, bir de adamlar sana dialekt konusunca ‘ay bayilzeeem’ moduna giriyorsunuz. Floransa yine iyi, burasi oyle veya boyle ingilizce konusan dolu. Diger bolgelerde ingilizcenin varligindan bile haberleri yok. Dil konusunda cikmaza dustugunuz cok oluyor, sakin sinirlenmeyin! Allahlari var, italyanlar el kol isaretleri okuyabildiklerinden iletisimde pek sorun yasamadim. Bu arada burokrasi italyancasi konusunu hic acmiyorum ki onu zaten italyanlar da anlamiyorlarmis. 


Italya konu oldugunda kesinlikle inanmamaniz gereken bir baska bir sey ise “Turklerle Italyanlar birbirlerine cok benziyorlar” yalani! Evet, Akdeniz kulturunden dolayi benzer yanlarimiz var ama o benzerlik butun Akdeniz ulke halklarinin ortak ozellikleri, sadece Italya-Turkiye arasinda degil. Her seyden once sunu bilmelisiniz, Italya halki kendi icinde bile o kadar farkli ki bir Milanolu ile bir Palermolu akla kara kadar farklilar. Turk Italyana benziyor diyince hangisine benzeteceksiniz? Ikisi de Italyan ama ikisi de cok cok farkli. Burada anlamadigim bir konu sehirlerin birbirlerinden nefreti. Ama oyle boyle bir nefret degil. Ornek; aralarinda sadece 50 km uzaklik olmasina ragmen Pisa sehri ile Lucca sehri halklari birbirinden nefret ediyorlar. Buralara araba ile seyahat edecek olursaniz dikkat edin. Yollarda Pisa yonunu gosteren oklarin altinda hep ‘Merda’ (Italyanca bok demek) yazar (bakiniz asagidaki foto). Yani adamlar usenmeyip arabadan inip bunu yazacak kadar nefret ediyorlar. Onu gecin Floransa’da asil Floransalilarin nehrin Katedral tarafinda, yani Lungoarno bolumunde yasayanlar oldugu soyleniyor. Diger taraftakiler, yani Sopr’Arno tarafindakiler, yanasmalarmis. Yil 2012 ama ciddi ciddi bu kavga her yerde var. Bu kavgada Floransalilar kendilerinin gercek Italyanlar olduklarini soyluyorlar. Bence de haklilar cunku diger butun bolgeler hep baska ulkelerinmis ve 151 yil once Garibaldi sayesinde birlesmisler. Ancak uzerinden 151 yil gecmis, hala bu neyin irkciligi, anlamiyorum. 

Pisa Merda

Benzerlik diyince aklima geldi, politik acidan inanilmaz benziyoruz. Basbakan kim olursa olsun cikan sozler hep ayni. Hatta iddia ediyorum, Italyan kanallarindaki haberlerde Roma yerine Ankara, Italya yerine Turkiye koyup haberleri Turkiye kanallarinda sunun, kimse ‘Ne diyor bunlar be?’ diye dusunmez cunku gercekten ekonomik, politik sorunlar, partiler, parti liderleri hep Turkiye’dekilerle aynilar. Belki bu diger ulkelerde de boyledir ama ben sadece Italya-Turkiye karsilastirmasi yapabiliyorum. TV kanallari ise ayni sacma sapanliklarla dolu ama bu durum dunya genelinde gecerli. Medya patronlari hukumetlerin de yandaslari olduklarindan halki oyalamanin yolunu bir sekilde buluyorlar. 


Bir benzerlik daha, futbol! Sike skandallarina kadar ayni diyebiliriz. Ayni taraftar yorumlari, ayni sonuclar … 


Simdilik bu kadar, daha sonra yine bu konu hakkinda yazacagim… Ne varsa benim guzel Turkiye’mde var!