Sandro Botticelli – La Primavera

Merhaba,

Umarım herkesin keyfi yerindedir. Son günlerde Türkiye gündemi inanılmaz haraketli, moraller cidden bozuk ama bugün 21 Mart, İlkbahar geldi, içimdeki sevinci kimse durduramaz. Dünyada farklı kültürlerde Nevruz Bayramı, doğanın uyanışı veya Bahar Bayramı olarak kutlanıyor. İlkbahar denilince benim aklıma sanat dünyasının en ünlü eserlerinden birisi, Sandro Botticelli’nin La Primavera (İlkbahar) tablosu geliyor. Aşağıdaki yazıyı Tarihli Sanat sayfasından aldım, yazarı ise Melek Çalka.

  • Sanatçı: Sandro Botticelli
  • Yılı: 1470-1480
  • Boyutu: 202 x 314 cm
  • Yer: Uffizi Müzesi Floransa

Rönesans ve Mitoloji denilince akla gelen ilk isimlerden biridir. “İlkbahar” tablosu o dönemin önde gelen ailelerinden biri olan Mediciler’in siparişi ile yapılır. Lorenzo de Medici’nin kuzenlerinden Lorenzo di Pierfrancesco’ya ait olan Villa di Castello’da bulunmuştur. Tablonun yeni alınan bu villa için sipariş edildiği bilinmektedir. Bu çalışma bir “yatak odası hediyesi” olarak tasarlanmıştır. O dönemde yatak odası için tablo siparişi vermek soyluluğun bir göstergesi olup prestijli ailelerin yürüttüğü bir gelenektir.  Genç Medici de evlendiğinde henüz on dokuz yaşında gençliğinin baharındadır ve bu tablonun ismi onun gençliğine ithafen “İlkbahar” adını almıştır. Botticelli Venüs’ün tinsel güzelliğini vermeye çalışmış ve onu çıplak olarak vermekten ziyade üzeri giyinik bir şekilde resmetmiştir. Başında çok ince bir tül bulunmaktadır. Tül o dönem Floransa yaşantısının bir göstergesidir. O dönemde uzun boylu ve beyaz tenli olmak bir meziyettir ve Venüs buna sahiptir. Tablonun orta kısmında portakal ağaçlarının arasında betimlenmiş bir şekilde durmaktadır. Başının hemen üzerinde yer alan oğlu Eros aşk okları atmaktadır. Eros’un gözlerinin bağlı olması “aşkın gözü kördür” bağlamlı bir mesaj içermektedir. William Shakespeare Bir Yaz Gecesi Rüyası’nda ”Aşk gözlerle bakmaz ama zihinle bakar; ve bu nedenle kanatlı cupid kör resmedilir.” demiştir. Bunun yanısıra gözlerin bağlı oluşu güzelliği gözlerle değil kalple algılamamız gerektiğini vurgular… Yazının tamamı için lütfen buraya tıklayınız.